Yönetsel Sorunlar: Otelcilikte Yönetici Profili Değişiyor mu?

0

İlk yazımızda sektörün en büyük sıkıntılarından olan, bilinçsiz yatırımcı ve kontrolsüz büyümenin yarattığı olumsuzluktan kısaca bahsetmiştik. Tabi ki bu olumsuzluk burada bir kaç satırla sınırlanacak kadar basit değil. Her gün bu konu hakkında yazsak bile kelimeler kifayetsiz kalır.
Yatırımcı ve kontrolsüz büyümenin olumsuz olarak etkilediği en önemli noktalardan biri de insan kaynakları teminidir. Otelcilik gibi arz ve talep eden her iki tarafında insan olduğu bir sektörde durumun vahameti düşünüldüğünden de kötü aslında.

Bizim sektöre başladığımız ilk yıllarda mülakatlarda “35 yaşına geldiğinde ya da 5-6 yıl sonra nerede olmak istersin “diye artık klişe olmuş bir soru sorulurdu. Bizlerde utana sıkıla Ön Büro Müdürü olmak isteriz diye cevaplardık. Şimdilerde ise Bir kaç yıl bu sektörde bulun, işi bilmeyen bir yatırımcıya da denk geldin mi ne gerek var Ön büro müdürü, satış müdürü, operasyon müdürü olmaya direkt Genel Müdürsün!! Evet evet yanlış yazmadım durum tam olarak bu. Biraz araştırma yapıldığı zaman zaten durumun düşünüldüğünden de kötü olduğu görülecektir. Strateji de ilk başta tecrübeli bir genel müdür ile oteli aç, sistem otursun. İlk 8 ay ya da 1 yıl müdahale yok. Bu dönem işi kavrayabilme ve personeli tanıma dönemi olarak adlandırabiliriz. Bu dönemde alt kadrodan patrona yaranmaya çalışanlar da kendini yavaş yavaş pazarlama faaliyetlerine başlarlar. Tabi ki bu arada genel müdüre verilen maaş ve yan haklar hesaplanır ve yerine gelecek kişide zaten her türlü şartı kabul edeceği için planlar kurulur. Ve beklenen son gerçekleşir. O sistemi kuran genel müdürün bazende ekibinin işine son verilir. Film aslında bundan sonra başlar. İşletmenin başına koyulan şahıs aslında genel müdürlük makamını doldurmak yerine, işverenin dediğini yapması gibi bir rol biçilir. Çoğunlukla 3-4 yıllık tecrübe ile de geldikleri için operasyon hakimiyeti , cost control, insan kaynakları yönetimi de “0” olduğu için yavaş yavaş işler sapa sarmaya başlamaktadır. Otelde personel kaynaklı zararlar, yetersiz “genel müdür” etmeni ile alt kadrolara tecrübeli departman amirlerinin gelmeyişi, maliyet kontrolünün sağlanamaması ,sabit giderlerin düşürülmemesi, enerjinin etkin kullanılmaması vb. etmenlerden ilk başlarda fark edilmese dahi işletme içten içe günden güne erimektedir aslında. Sözüm ona işletme sahipleri, genel müdür ve diğer tecrübeli departman müdürleri ile yollarını ayırdıklarında kar ettiklerini sanıyorlardı ya, kazın ayağı öyle değil aslında. Üç lira kar edeceklerini sandıkları yerde Otuz lira zarar ettiklerinde artık her şey için geç kalınmış olunacaktır. Sadece yukarıda yazdığım maddeler üzerine bile günlerce konuşuruz ancak yazımızın amacı bu tür işletmelerin nasıl zarar ettiklerini göstermek değil, insan kaynaklarına verdikleri zarardır.

Genel Müdürlük makamı bizim öğretimizde çok ağır bir makamdır. Alt kadrolara rol model olan , yol gösteren liderlik yapan hatta ve hatta babalık yapan bir makamdır. Ancak daha kendini idare edemeyen bir genel müdür kime nasıl rol model olacaktır. Böyle bir genel müdürün astı olarak hangi departman müdürü çalışmak isteyecektir. Kendisi yetersiz olan genel müdür doğal olarak da yönetebileceği kişileri tercih etmeye meyilli olacaktır. Bir resepsiyonisti ön bürü müdürü yapmak gibi hamleler yapacaktır. Sistem de zincirleme olarak bu şekilde gidecektir. Sonrasında bir otelci olarak oluşacak ortamı sizlerin hayal dünyasına bırakıyorum. Bu sektör için benim anlatmak istediğim sorun asıl şimdi başlıyor aslında.Üniversitelerden gelen bizim “alt yapımız” bu mesleği emanet edeceğimiz kuşak bir anda bu kaotik ortamı görüyor sonra o çok büyük hayallerle geldiği tabelaya bakıyor ve o öldürücü soruyu kendine sormaya başlıyor ” burasıda böyleyse başka yeri hiç düşünemiyorum”…. Sonrası da malum fırsatı bulduğu ilk anda başka sektörlere kaymalar başlamaktadır. Sonrada bizlerde Turizm profesyonelleri olarak eleman sıkıntısı yaşamaktayız, personel bulamamaktayız ve maalesef artık nefes alsın yeter moduna girmekteyiz. Bunun yanında her şeye rağmen sektöre devam edenlerde yarım yamalak bilgilerle bir noktaya geldiğinde bahsettiğimiz “yetersiz yönetici” zinciri daha da genişlemektedir.

Yetersiz yöneticinin etkilediği diğer bir grupta sektörde halihazırda çalışan tecrübeli meslektaşlarımız. Bu gruptan da bir çok meslektaşımız maalesef sektör dışına çıkmış olup, geri kalanın büyük bir kısımda fırsat kollamaktadır.

Eskiden işletmelerin, iş başvurusu yapan aday hakkında bilgi toplaması önem kazanırken artık durum tersine dönmekte olup aday başvuracağı ya da davet edildiği işletmeyi araştırma eğilimine girmektedir. Belli mi olur Ön büro müdürü ya da operasyon müdürü olarak başvurduğumuz ya da davet edildiğimiz bir işletmenin bir kaç yıl otelcilik tecrübesi ya da hiç yöneticilik tecrübesi olmadan o makama gelmiş bir genel müdürle mülakat yapmak durumunda kalabilirsiniz. Bunun bir hayal ya da senaryo olmadığını da maalesef belirtmem gerekiyor.

Bugünkü yazımı bitirmeden , bizlere gerçekten bu sektörü sevdiren , rol model olan yeri geldiğinde babalık , analık yapan büyüklerimi yöneticilerimi de hasretle, saygıyla selamlıyorum. Gün geçtikçe de değerlerini de daha iyi anladığımızı özellikle belirtmek istiyorum.

Paylaş:

Yazar Hakkında

1982 yılında İstanbulda doğdum. Muğla Üniversitesi Turizm Otel İşletmeciliği mezunuyum. İlk olarak otelcilik hayatıma Dedeman İstanbul otelde Kat Hizmetlerinde stajer olarak başladım. Gerek İstanbul gerekse Anadoluda yerli ve Uluslararası zincirlerde Önbüro Müdürlüğü ve Genel Müdür Yardımcılığı görevlerini yürüttüm. Ön büro dışında Revenue-Reservation, Eğitim alanlarında da etkin olarak rol üstlenmekteyim.

Yorumlar Kapandı