Oyuncak Turist Paradoksu!

0

Son yıllarda tüketicilerin değişen turistik eğilimlerine yaratıcı tekniklerle cevap vermeye çalışan işletmelere yönelik bir süredir Yeliz Pekerşen hocamızla yürütmekte olduğumuz çalışmalar esnasında dikkatimizi çeken iki yaratıcı pazarlama uygulamasından sizlere bahsetmek istiyorum.
Bunlardan birincisi; 2010 yılında Japonya’da başlayan oyuncak turist eğilimidir. Bu eğilimin yaratıcısı Tokyo’da bir seyahat acentesi işletmekte olan Sonoe Azuma adındaki bir kadındır. Sonoe pazarlama sektöründe yaygın bir şekilde kullanılan “herhangi bir eşyaya aşırı bağımlılık (anthropomorphism)” durumunu kendi işine uyarlamıştır. 2010 yılından itibaren Azuma plüsofil müşterilerinin pelüş oyuncaklarını onların adına gezdirmekte ve gezi süresince oyuncağın turdan ne kadar memnun kaldığını belgeleyen birçok fotoğraf ve video ile oyuncağın sahibine anlık bildirimlerde bulunmaktadır. Bir günlük Tokyo turunun $50 olduğu bu geziler çoğunlukla şehir turları şeklinde olup özellikle Japonya’ya özgü ünlü volkanik kaplıcaları, hamamları, yerel yiyecek sunan lokantaları kapsamaktadır.


Bu yenilikçi uygulamayı yürüten acente sahibi Sonoe Azuma ile yaptığımız görüşmeler esnasında edindiğimiz bir bulgu da bu tür seyahatlerin oyuncağını gönderen bireyler üzerinde iyileştirici faydalarının olduğudur.

Moomin Cafe: Yalnızım ben çook yalnızım!

Bir diğer örnek ise, yine Japonya’da ortaya çıkan Moomin Cafe ya da “Anti-yalnızlık lokantaları” denilen bir restoran uygulamasıdır. Bu restoran pazarı insanların yoğun iş yaşamı, zor çalışma koşulları, artan intihar eğilimleri ve Japonya’nın genel nüfus profilleri göz önünde bulundurularak ilk olarak Tokyo’da 2003 yılında ortaya Maçıkarılmış bir akımdır.

Bu akımın yaratıcıları Japonya’ da ülke geneline yayılan yalnız yaşam gerçeğini ve yalnızlık sıkıntısı çeken bireyleri dikkate alarak böyle bir pazar alanı yaratmışlardır. Çok büyük bir müşteri kitlesi olan bu kafeler sıra dışı bir çözümle yalnız müşterilerini tek başına hissetmekten ve can sıkıcı yalnız yemek yeme sıkıntısından kurtarmaya çalışmaktadır. Finlandiya’da Tove Jansson adında bir yazar ve ressam tarafından oluşturulan ve bir çizgi karakter olarak bilinen oyuncak ayı büyüklüğündeki Moomin, kafe müşterisinin istemesi durumunda kendisine yemek süresince eşlik etmek üzere oturtulmaktadır. Yemek süresince müşteriler isterlerse sadece Moomin’leri izleyebilirler.

Ancak müşterilerin bu sürede genel olarak Moomin’ler ile kucaklaşmaları ve konuşmaları teşvik edilmektedir. Müşteriler arzu ederlerse ev kullanımı için hazırlanan anti-yalnızlık sandalye’si satın alabilmektedirler. Bu sandalyeyi tercih eden müşteri profili genellikle yalnızlık korkusu olan, yalnız yaşayan yaşlı müşterilerden oluşmaktadır.
Her iki uygulamanın ayrıntılarını “Oyuncak Turist Paradoksu” adlı makale çalışmamızda bulabilirsiniz.

Makaleye buradan erişebilirsiniz: http://ekonomikarastirmalar.org/index.php/UEAD/article/view/200/129

 

Paylaş:

Yazar Hakkında

Atatürk Üniversitesi K.K.E.F İngilizce Öğretmenliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı çeşitli okullarda öğretmenlik yapan Aynur Gülenç Birsen 2000- 2011 yılları arasında Sütçü İmam Üniversitesinde İngilizce okutmanı olarak görev yapmıştır. Yüksek lisans derecesini 2012 yılında Sütçü İmam Üniverstitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Anabilim dalında yapmıştır. Doktora derecesini ise 2017 yılında Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Turizm İşletmeciliği Anabilim dalından almıştır. Halen Necmettin Erbakan Üniversitesi Turizm Fakültesi Turizm İşletmeciliği Bölümünde Dr. Öğretim Görevlisi olarak görev yapmakta olan Aynur Gülenç Birsen’in ilgilendiği çalışma alanları Sürdürülebilir Turizm ile Destinasyon Yönetimi ve Planlaması’dır.

Yorum Yaz

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.